Kategoriler

Gürültü Kirliliği

Faydalı Bilgiler

İnsanlar üzerinde olumsuz etki yapan ve hoşa gitmeyen seslere gürültü denir. Özellikle büyük kentlerimizde gürültü yoğunlukları oldukça yüksek seviyede olup, Dünya Sağlık Örgütü’nce belirlenen ölçülerin üzerindedir.

Kent gürültüsünü artıran sebeplerin başında trafiğin yoğun olması, sürücülerin yersiz ve zamansız klakson çalmaları ve belediye hudutları içerisinde bulunan endüstri bölgelerinden çıkan gürültüler gelmektedir.

Meskenlerde ise televizyon ve müzik aletlerinden çıkan yüksek sesler, zamansız yapılan bakım ve onarımlar ile bazı işyerlerinden kaynaklanan gürültüler insanların işitme sağlığını ve algılamasını olumsuz yönde etkilemekte, fizyolojik ve psikolojik dengesini bozmakta, iş verimini azaltmaktadır.

Gürültünün insan üzerindeki etkilerini 4’e ayırabiliriz:

1.Fiziksel Etkileri: Geçici veya sürekli işitme bozuklukları.

2.Fizyolojik Etkileri: Kan basıncının artması, dolaşım bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında yavaşlama, ani refleks.

3.Psikolojik Etkileri: Davranış bozuklukları, aşırı sinirlilik ve stres.

4.Performans Etkileri: İş veriminin düşmesi, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin yavaşlaması.

Gürültüye maruz kalma süresi ve gürültünün şiddeti, insana vereceği zararı etkiler. Endüstri alanında yapılan araştırmalar göstermiştir ki; işyeri gürültüsü azaltıldığında işin zorluğu da azalmakta, verim yükselmekte ve iş kazaları azalmaktadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre; meslek hastalıklarının %10’u, gürültü sonucu meydana gelen işitme kaybı olarak tespit edilmiştir. Meslek hastalıklarının pek çoğu tedavi edilebildiği halde, işitme kaybının tedavisi yapılamamaktadır.

Bazı Gürültü Türlerinin Desibel Dereceleri ve Psikolojik Etkileri

Gürültü Türü Db Derecesi Psikolojik Etkisi;

Uzay Roketleri 170 Kulak ağrısı, sinir hücrelerinin bozulması
Canavar Düdükleri 150 Kulak ağrısı, sinir hücrelerinin bozulması
Kulak dayanma sınırı 140 Kulak ağrısı, sinir hücrelerinin bozulması
Makineli delici 120 Sinirsel ve psikolojik bozukluklar (III.Basamak)
Motosiklet 110 Sinirsel ve psikolojik bozukluklar (III.Basamak)
Kabare Müziği 100 Sinirsel ve psikolojik bozukluklar (III.Basamak)
Metro gürültüsü 90 Psikolojik belirtiler (II.Basamak)
Tehlikeli bölge 85 Psikolojik belirtiler (II.Basamak)
Çalar Saat 80 Psikolojik belirtiler (II.Basamak)
Telefon zili 70 Psikolojik belirtiler (II.Basamak)
İnsan sesi 60 Psikolojik belirtiler (I.Basamak)
Uyku gürültüsü 30 Psikolojik belirtiler (I.Basamak)

Çeşitli Kullanım Alanlarının Kabul Edilebilir Üst Gürültü Seviyeleri;

Kullanım Alanı Ses basıncı düzeyi(gündüz) dBA
Dinlenme Alanları
Tiyatro Salonları 25
Konferans Salonları 30
Otel Yatak Odaları 30
Otel Restoranları 35
Sağlık Yapıları
Hastaneler 35
Konutlar
Yatak Odaları 35
Oturma Odaları 60
Servis Bölümleri (mutfak, banyo) 70
Eğitim Yapıları
Derslikler, Laboratuvarlar 45
Spor Salonu, Yemekhaneler 60
Endüstri Yapıları
Fabrikalar (küçük) 70
Fabrikalar (büyük) 80

Gürültüyü Azaltmak İçin Alınabilecek Tedbirler:

Hava alanlarının, endüstri ve sanayi bölgelerinin yerleşim bölgelerinden uzak yerlerde kurulması,
Motorlu taşıtların gereksiz korna çalmalarının önlenmesi,
Kamuoyuna açık olan yerler ile yerleşim alanlarında elektronik olarak sesi yükseltilen müzik aletlerinin çevreyi rahatsız edecek seviyede olmasının önlenmesi,
İşyerlerinde çalışanların maruz kalacağı gürültü seviyesinin en aza (Gürültü Kontrol Yönetmeliğinde belirtilen sınırlara) indirilmesi,
Yerleşim yerlerinde ve binaların içinde gürültü rahatsızlığını önlemek için yeni inşa edilen yapılarda ses yalıtımı sağlanması,
Radyo, televizyon ve müzik aletlerinin evlerde rahatsızlık verecek seviyede seslerinin yükseltilmemesi gerekmektedir.

GÜRÜLTÜLÜ BÖLGELER SIRALAMASI ŞÖYLE:

Barbaros Bulvarı 89-dba
Beşiktaş Dolmabahçe 92-dba
Taksim 78-dba
Mecidiyeköy 85-dba
Şişli 80-dba
Merter 70-dba
Bağdat Caddesi 75-dba
Ataköy 75-dba
Ümraniye 79-dba

İNSAN SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLİYOR!

Uzmanlara göre kent gürültüsü insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Tabloya bakıldığında bir çok rahatsızlığın başlıca nedeni “yüksek ses.”

GÜRÜLTÜNÜN NEDEN OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR

30-65 dba : Konforsuzluk, sıkılma duygusu, kızgınlık konsantrasyon ve uyku bozukluğu
65-90 dba : Kalp atışı değişimi, solunum hızlanması, beyindeki basıncın azalması.
90-120 dba : Metabolizmada bozukluk, başağrısı
120-140 dba : İç kulakta bozukluk
140 ve üzeri : Kulak zarının patlaması

GÜRÜLTÜ KONTROL YÖNETMELİĞİ

Gürültü Kontrol Yönetmeliği, yerleşim birimleri içinde konser, kutlama, miting gibi toplantıların, havai fişek kullanımının kısıtlanması, trenlere susturucu takılması, yüksek sesli makinaların kullanım saatlerinin azaltılması gibi önlemler içeriyor.

Yönetmelik, eğlence merkezlerine gürültü ölçüm cihazları takılması, yol kenarlarına ağaç ve betondan ses duvarları oluşturulması, binalarda ses yalıtımına uygun malzemeler kullanımının mecburi olması gibi bir çok önlemi içeriyor. Bunların 2013 yılına kadar uygulamaya konulması planlanıyor. 30 desibelin üzerindeki sesler insan sağlığı açısından tehdit oluşturuyor.

GÜRÜLTÜ, KULAKLAR VE İŞİTMENİN KORUNMASI

10 kişiden birinde işitme kaybı vardır, bu kayıp normal konuşmayı ve anlayabilmeyi etkiler. Aşırı sese maruz kalma işitme kaybının en sık sebebidir.

Gürültü gerçekten kulaklarımı etkileyebilir mi?

Evet,gürültü tehlikeli olabilir. Eğer ses yeterince yüksekse ve uzun sürerse işitmemize zarar verebilir. Gürültü sonucu meydana gelen hasara işitme siniri ile ilgili işitme kaybı ya da sinir kaybı diyoruz. Bu gürültüden başka faktörlerle de oluşabilir ancak gürültü sebebiyle meydana gelen işitme kaybının başka yönden önemi vardır:azaltılabilir ve hatta önlenebilir.

Kulaklarımı iyileştirebilir miyim?

Hayır,eğer kulağınızın yüksek sese alıştığını düşünüyorsanız bu durum kulaklarınıza büyük olasılıkla zarar vermiştir ve hiç bir tedavi yöntemi yoktur. Ne ilaç, ne cerrahi ne de işitme aleti kulağınız gerçekten zarar görmüşse gerçekten işitmenizi düzeltmez.

Kulak nasıl çalışır?

Kulağın üç ana bölümü vardır: dış kulak, orta kulak, iç kulak. Dışarıdan görebildiğimiz parça olan dış kulak kendi kanalına açılır. Kulak zarı dış kulak yolunu orta kulaktan ayırır. Orta kulaktaki örs, çekiç ve üzengi kemikçikleri iç kulağa sesin iletilmesine yardımcı olurlar. İç kulakda işitme ve dengeye hassas hücrelerle, beyine giden işitme siniri vardır.

Herhangi bir ses kaynağı kulağa titreşim veya ses dalgaları gönderir. Bunlar dış kulak yolu vasıtasıyla iletilir ve kulak zarına çarparak zarın titreşimini sağlar. Bu titreşimler orta kulağın küçük kemikçiklerine iletilir ve kemikçikler yoluyla iç kulağa buradan da işitme sinirine geçerler. Titreşimler iç kulakda sinir uyarıları haline dönüştürülür ve direkt olarak beyine giderler. Beyne gelen uyarılar müzik, kapı çarpması gibi ses olarak algılanır.

Ses çok fazla olduğu zaman iç kulaktaki sinir uçlarını öldürmeye başlar. Yüksek sese maruz kalma süresi uzadıkça daha fazla sinir ucu harap olur. Sinir ucu sayısı azaldıkça da işitme azalır. Ölü sinir uçlarını canlandırmak mümkün değildir ve hasar kalıcıdır.

Sesin zararlı olduğunu nasıl anlayabilirim?

İnsanlar gürültüye duyarlılıkları açısından farklıdır. Genel olarak sesinizi duyurmak için bağırmak zorunda kaldığınız gürültülü ortam, kulağınızı ağrıtan sesler, kulağınızı çınlatan gürültü veya maruz kaldıktan sonra sağırlık yaşattıran sesler işitmenize zarar verebilir.

Bilimsel olarak ses iki türlü ölçülebilir: şiddet veya sesin yüksekliği desibel (d olarak ölçülür. Tizlik ise saniyedeki ses titreşim frekansı olarak ölçülür. Düşük tizlik (tuba gibi derin ses) daha az titreşim yaparken yüksek ses (violin gibi) daha fazla titreşim yapar.

Frekans ve işitme kaybı arasında nasıl ilişki vardır?

Frekans saniyedeki devir veya Hertz (Hz) olarak ölçülür sesin tizliği ne kadar yüksekse frekansı o kadar fazladır. Genel olarak en iyi duyan çocuklar büyük kilise orgunun en düşük notası olan 20 Hertz’lik sesten köpek havlama sesinin en tizliği olan 20.000 Hertz’lik sese kadar sesleri ayırt edebilir . İnsan konuşması 500 – 2.000 Hz arasında değişir ve pek çok insana çok yüksek veya çok alçak frekanslı seslerden daha gürültülü gelir. Duyma kaybı başlayınca yüksek frekanslar daha önce kaybedilir. Bu da işitme kayıplı insanların bayan ve çocukların yüksek tizlik seslerini neden daha zor duyduklarını açıklar.

Yüksek frekanslardaki duyma kaybı ses bozulmasına yol açar. Böylece ses duyulmasına rağmen anlaşılamaz. Ayrıca işitme kayıplı hastalar benzer duyulan kelimeler arasındaki farkı ayırt edemezler çünkü bu sessiz harfler diğer sessizlere ve sesli harflere nazaran daha yüksek frekans aralığına sahiptirler.

Desibel Nedir?

Sesin şiddeti desibel (d olarak ölçülür. Yelpaze insan kulağının duyabileceği en silik sesten (0d roketin havalanma sesine (180d kadar değişir. dB logaritmik bir ifadedir, bu yüzden dB şiddetinde 10 ünitelik artış bir alttakinin 10 katı fazlası anlamına gelir; yani 20 dB, 10 dB’in 10 katı ve 30dB de 10 dB’in 100 katıdır. ;dB düzeyi

Örnek
(Ortalama)

0: İnsan kulağının duyabileceği en silik ses
30: Fısıldama sessiz kütüphane ortamı
60: Normal konuşma,daktilo, dikiş makinesi
90: Çimen biçme makinesi, kamyon trafiği (günlük 8 saat maksimum maruz kalma süresidir.)
100: Demir testeresi,havalı delici,kar aracı (korumasız maksimum 2 saat maruz kalma süresidir.)
115: Rock konseri, oto kornası (korumasız max.15 dakika maruz kalma süresidir.)
140: Jet motoru (gürültü ağrı yaratır ve geçici sağırlık oluşturur)

Duymamı etkilemeksizin dB ne kadar yükseğe çıkabilir?

Pek çok uzman 85 dB’ den daha fazla sese maruz kalmanın zararlı olduğu konusunda hem fikirdir .

Duyduğum gürültüye maruz kalma süresinin işitmedeki hasarla ilişkisi var mıdır?

Vardır. Yüksek sese ne kadar uzun süre maruz kalırsanız o kadar hasar gelişir. Ayrıca sesin kaynağına ne kadar yakınsanız hasar o kadar fazla olur. Her silah sesi yakın çevredeki herkesin kulağına zarar verebilir. Daha büyük ve topçu sınıfı silahlar en kötüsüdür çünkü en fazla gürültüyü bunlar çıkarır. Ancak patlama yakınınızda olursa küçük silahlar bile işitmenize zarar verebilir. Ateşli silah kullanan biri kulaklık kullanmıyorsa işitme kaybı riskiyle karşı karşıyadır. Son çalışmalar gençlerde işitme kaybı sıklığının arttığını göstermektedir. Yüksek sesle dinlenen rock müziği ve kulaklıklı taşınabilir radyo-teyp (Walkman) kullanımındaki artış gençlerdeki işitme kaybından sorumlu olabilir.

Gürültü işitmem dışında başka bir zarar verebilir mi?

Kulak çınlaması gürültüye maruz kalma sonrası görülür ve sıklıkla kalıcıdır. Bazı insanlar yüksek sese sinirlilik reaksiyonu gösterirler ayrıca kalp hızı ve kan basıncı veya mide asidinde artma görülebilir. Çok yüksek ses güç görevleri yerine getirmeyi dikkati dağıtmak suretiyle azaltır.

Kim işitme koruyucusu kullanmalıdır?

Eğer gürültülü bir ortamda çalışmak zorundaysanız koruyucu kullanmalısınız. Ayrıca bu koruyucular; güçlü elektrikli aletler, gürültülü bahçe aletleri veya ateşli silah kullanırken de giyilmelidir.

İş sırasında gürültüye maruz kalma ile ilgili kanunlar nelerdir?

Pek çok insanda devamlı 85 dB üzerinde gürültüye maruz kalma anlamlı şekilde işitme kaybına yol açar ve daha yüksek sesler bu hasarı arttırır. Korunmamış kulaklar için izin verilen maruz kalma süresi ortalama gürültü seviyesinde her 5dB artış için yarısı kadar azaltılmalıdır. Örneğin 90dB için maruz kalma süresi 8 saat, 95 dB için 4 saat ve 100 dB için 2saat olmalıdır. İzin verilen en yüksek gürültü seviyesi korunmuş kulak için günde 15 dakika ve 115 dB’dir.140 dB üzerindeki gürültü kabul edilemez.

ABD’de mesleki güvenlik ve sağlık birliği yönetimi 1983 yılı işitme koruma kanununda gürültülü çalışma ortamlarında işitme koruma programı uygulamayı istemektedir. Bu ise ortalama 85 dB veya daha fazla gürültüye maruz kalan yaklaşık 5milyon çalışanda yıllık işitme testi yapmayı kapsar. İdeal olarak gürültülü makine ve çalışma ortamları daha az gürültülü aletlerle donatılmalı veya çalışma saatleri azaltılmalıdır. Ancak bunun maliyeti pahalıdır. Alternatif olarak kişisel işitme korumaları ortalama 90 dB’den yüksek gürültüde kullanılmalıdır. Gürültü ölçümleri işitme koruması ihtiyacını gösterirse işveren en az kulak tıkacı ve bir tip de kulak susturucusunu ücretsiz olarak çalışanlarına vermek zorundadır. Yıllık işitme testleri yüksek frekanslarda 10 dB veya daha fazla işitme kaybını gösterirse çalışan bilgilendirilmeli ve gürültü 8 saat için 85 dB’den fazla ise işitme korumaları kullanmalıdır. İşitmede daha fazla kayıp ve/veya kulak hastalığı ihtimali KBB uzmanına görünmeyi gerektirir.

İşitme koruyucuları nedir ve ne kadar etkilidir?

İşitme koruyucu aletleri kulak zarına ulaşan sesin şiddetini azaltırlar. 2 formu vardır: kulak tıkacı ve kulak maskesi.

Kulak tıkacı dış kulak yoluna uyan küçük aletlerdir. Etkili olmaları için total olarak kulak kanalını tıkamaları gerekir. Çeşitli tip ve ebatlarda olabilirler. Kulakta tutamayan kişiler için baş bandı ile kullanılabilirler.

Kulak maskesi kulağı kaplayacak şekilde oturur ve kulak kanalının tüm çevresini bloke eder. Bunlar uyumlu bantlarla yerlerinde tutulur. Gözlük çevresini ve uzun saç çevresini kapatmazlar ve ayarlanabilir baş bandı kulak maskeyi yerinde tutmak için yeterlidir. Kulak tıkaçları rahat bir şekilde yerleştirilmeli ve böylece kulak kanalı tamamen kapanmalıdır. İyi uymayan kirli veya yırtılmış tıkaçlar kanalı kapatmaz ve rahatsız edebilir. Uygun, iyi oturmuş tıkaçlar sesi 15-30 dB azaltabilir. İyi tıkaçlar ve maskeler sesin azaltılmasında eşittirler ancak tıkaçlar düşük; susturucular yüksek frekanslarda etkilidirler. Tıkaç ve susturucuların birlikte kullanımı tek başlarına kullanıma nazaran 10-15 dB daha fazla koruma sağlar. 105 dB’den yüksek sesler için beraber kullanım düşünülmelidir.

Niçin sadece pamuk ile kulaklarımı kapatamam?

Kulak topları ve kağıt doku tıpaları sesi sadece 7 dB azaltır.

İşitme koruyucularının ortak problemleri nelerdir?

İşitme koruyucusu kullanan işçilerden yarısı koruyucuların ses azaltma potansiyellerinin yarısını kullanırlar çünkü bu gereçleri devamlı kullanmazlar veya bu aletler tam olarak kulağa uymaz. 8 saatlik bir süre devamlı takılırsa 30 dB’lik ses azalması sağlayan bu koruyucu gürültüde 1 saat çıkarılırsa sadece 9 dB’lik sağlar. Bu desibeller logaritmik yelpaze ile ölçülmeleri sonucudur ve her 10dB artışta ses enerjisinde 10 kat artış görülür. Korunmamış kulakla işçi koruyucu kullanmaya nazaran 1000 kat daha fazla ses enerjisine maruz kalır. Ek olarak sese maruz kalma toplamsaldır. Bunun için evdeki gürültü veya partideki gürültü toplanarak hesaplanır. İş yerinde maksimum izin verilebilen gürültünün ardından gürültülü müziğe maruz kalma günlük güvenlik limitini aşar. Tıkaç veya susturucu devamlı kullanılsa bile eğer kulak derisi ve koruyucu biraz aralık varsa fazla işe yaramazlar.

İşitme koruyucuları kullanırken sesimizi daha fazla ve derinden duyarsınız. Bu koruyucuların iyi yerleştirildiğini gösteren yararlı bir bulgudur.

İşitme koruyucuları kullanırken diğer insanları veya makine problemlerini duyabilir miyim?

Güneş gözlükleri nasıl parlak ışıkta görmeye yardımcı olursa işitme koruyucuları çok gürültülü yerlerde konuşmayı anlamayı arttırır. Sessiz bir ortamda normal duyan işitme koruyucusu takan insanlar düzenli konuşmaları anlayabilirler.

İşitme koruyucuları işitmesi bozuk veya dil anlaması kötü olanlarda normal anlamayı çok az azaltırlar. Ancak hafif işitme kayıplı kişilerin kulak tıkaç ve susturucuları takmaları daha fazla iç kulak hasarının önlenmesi açısından önemlidir.

İşitme koruyucularının işçilerin bozuk bir makine sesini anlayabilme kabiliyetini düşürdüğü tartışılmıştır. Ancak pek çok işçi daha fazla seste de uyum sağlayabilir ve böylece problemleri tesbit edebilirler.

İşitmemdeki hasar eski ise bunu nasıl anlayabilirim?

İşitme kaybı uzun yıllar süresince oluşur. Yavaş, ilerleyici ve ağrısız olduğu için fark edilmeyebilirler. Fark edebildiğiniz kulakta çınlama veya başka seslerdir. Bu da uzun süreli olarak işitme sinirine zarar veren gürültüye maruz kalma sonucunda gelişir. Veya insanların söylediklerini anlama güçlüğü çekilebilir. Özellikle gürültülü bir ortamdayken insanlar mırıldanıyor gibi gelebilir. Bu yüksek frekans işitme kaybının başlangıcı olabilir ve işitme testi bunu tesbit edebilir. Eğer bu bulgulardan herhangi biri varsa kulakta kulak kiri veya kulak enfeksiyonu gibi düzeltilebilir hastalıklarınız olabilir. Ancak gürültüye bağlı işitme kaybı da olabilir.

Her durumda işinizi şansa bırakmayın. Gürültüye bağlı işitme kaybı kalıcıdır. Eğer işitme kaybından şüpheleniyorsanız bir KBB uzmanına görünün. Doktor işitme problemini teşhis eder ve en iyi tedavi yolunu önerir.

EGE ÜNİVERSİTESİ KAMPÜSÜ’NÜN GÜRÜLTÜ PROFİLİ

* Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği bölümü
Otomobil, uçak, elektrikli süpürge gibi teknik ilerlemenin sonucunda ortaya çıkan araçlar, çalışma esnasında çıkardıkları sesler nedeniyle çevre kirliliğinin bir türü olan gürültü problemini de beraberinde getirmişlerdir. Hoşa gitmeyen ve rahatsız edici oldukları için gürültü olarak nitelenen bu sesler, bazen insan sağlığına zarar veren boyutlara ulaşmaktadırlar.

Ege Üniversitesi Kampüsü de modern bir şehirde, çeşitli ana ulaşım yollarına komşu bir konumda bulunduğu için, gürültü kirliliğinden en çok etkilenen yerleşim birimlerinden birisidir. Bu çalışmada; bu kirliliğin ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, Kampüs içinde gürültülü olarak bilinen, açık ve kapalı alanlarda, gürültü düzeyi ölçer aletiyle ölçümler yapılmış ve veriler değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, ülkemizin bir çok yerleşim biriminde olduğu gibi, Ege Üniversitesi Kampüsü’nde de, gürültü kirliliğinin ivedi olarak önlem alınması gereken boyutlarda olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çalışmada son olarak, gürültü kirliliğinin önlenebilmesi için yapılması gerekenler açıklanmıştır.

Ege Üniversitesi Kampüsü, binlerce kişinin yaşadığı ve ana ulaşım yollarına komşu olması nedeniyle, İzmir’de en çok şikayet edilen gürültü kaynağı olan, trafik gürültüsünün yoğun olarak yaşandığı bir yerleşim birimidir. Kampüs içinde yaşayan insanlar, direkt olarak bu gürültüden etkilenmekte; gürültünün, işitme duyusuna yaptığı etkilerin yanında fizyolojik ve psikolojik etkilerini hissetmektedirler. İnsan sağlığını tehdit eden bu gürültü kirliliğine, ivedi olarak önlem almak gerekmektedir. Bunun için de yapılması gereken, öncelikle gürültü kirliliğinin boyutlarını ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla bu çalışmada, Kampüs içinde gürültülü olarak bilinen 5 açık alan ve 7 kapalı alan seçilmiştir (Şekil 1). Açık alanlar; Kampüs ana girişi, Hastane girişi, Konservatuvar girişi, Mühendislik Fakültesi girişi ve yurt durağıdır. Kapalı alanlar ise; spor salonu, yüzme havuzu, Grand Cafe, Ege Cafe, Rektörlük yemekhanesi, öğrenci yemekhanesi ve Makina Mühendisliği Bölümü’nde bir adet örnek dersliktir. Seçilen açık alanlarda, daha gürültülü olduğu bilinen cuma ve pazartesi günleri 8 saat boyunca ölçümler alınırken, kapalı alanlarda, günün gürültülü olarak bilinen dilimlerinde, birer saat ölçümler alınmıştır.

Daha sonra, gürültü boyutunun ortaya çıkarılabilmesi için alınan ölçüm sonuçları, Gürültü Kontrol Yönetmeliği’ne[1] uygun olarak değerlendirilmiştir. Son olarak da, gürültü kirliliğinin önüne geçebilmek için, alınması gereken önlemler üzerinde durulmuştur.

Bu çalışmada yapılan ölçümler ve bunların analizi sonucunda, Ege Üniversitesi Kampüsü’nde ölçüm alınan tüm kapalı ve açık alanlardaki gürültü düzeylerinin, Gürültü Kontrol Yönetmeliği’nde belirtilen izin verilebilir gürültü düzeylerini aştığı gözlenmiştir. Tablo 3 ve 4’ün incelenmesi sonucunda, en gürültülü yerlerin; spor salonu, Grand Cafe, Kampüs ana girişi ve yurt durağı olduğu anlaşılmaktadır. Ölçüm alınan alanlarda en az gürültü kirliliği de; Mühendislik Fakültesi köşesi, Rektörlük Yemekhanesi ve yüzme havuzundadır. Ölçüm sonuçlarının izin verilen değerleri yüzde olarak aşma miktarı baz alındığında ise, en gürültülü alanlar; derslik (%96), spor salonu (%74-83), Grand Cafe (%62), öğrenci yemekhanesi (%61) ve Mühendislik Fakültesi köşesi (%57) olarak sıralanmaktadır.

Gürültü kaynakları incelendiğinde; açık alanlarda trafik gürültüsü, basketbol gibi takım sporlarının yapıldığı spor salonunda oyuncuların birbirleriyle yüksek sesli iletişimleri, yemekhanelerde yüksek sesli sohbetler ağır basmaktadır. İnsanlar bireysel spor yaptıkları için takım sporunun yapılmadığı yüzme havuzunda gürültü; spor salonuna oranla daha az olmaktadır. Cafe’lerdeki gürültü de yüksek şiddetli müzikten kaynaklanmaktadır.

Ana gürültü kaynağı olan trafik gürültüsünü önlemenin yolu; özellikle taşıtların standartlara uygun olarak sessizleştirilmesi, klaksonlarının sıkı bir şekilde kontrol edilmesi ve ağır vasıtaların Kampüs içine ve çevresindeki yollara girmemesinin sağlanmasıdır. İkinci gürültü kaynağı olan insan gürültüsü ise, ancak eğitim yoluyla kontrol edilebilir. Bu da ilköğretimde başlaması gereken ve zaman alan bir çözüm yöntemidir. Gürültünün kaynaklarında kontrol edilmesi mümkün olmuyorsa, başvurulacak yöntem; gürültünün yayıldığı çevrede alınabilecek önlemlerdir. Bu önlemlerden en önemlisi; Kampüs sınırlarının tel örgülerle değil, yüksek frekanslarda 40 dB’e kadar ses azaltımı sağlayan yapay ses yutucu perdelerle[7] çevrelenmesi veya daha ucuz olması nedeniyle, ağaçların Kampüs sınırlarına perde olarak dikilmesidir. Gürültünün kaynaklarında kontrol edilememesi durumunda, kapalı alanlarda yapılması gerekenler; iç yüzeylerin ses yutucu malzemelerle kaplanması veya tavana asılan ses yutucu malzemelerin kullanılmasıdır.

ALINTIDIR!!!