Hepimizin normalde 2012′de Dünyaya çarpıp kıyameti getirecek gezegen olarak bildiği Marduk (filmi de geliyor yakında) esasında black metal dünyasında ekstremliğiyle ün yapmış ünlü bir grup (eminim bunu bilmiyordunuz). Yıllardır ultra-satanik Norveçli bilek metal konsorsiyumuna karşı En satanik biziz ulan! savaşı verip İsveçin şanlı bayrağını gururla dalgalandıran Marduk, bilindiği üzere 2004 yılında fanlar arasında tartışma yaratan bir kadro değişikliği yaptı ve efsane vokalist Legionu bırakıp yerine Mortuusu aldı.
Esasında konuya dışarıdan bakınca black metal grubu vokalist değiştirmiş, ne var bunda tepkisi veriyor insan ama Marduk fanları arasında enteresan bir Metallica-Megadeth kavgası yaratan bir değişiklikti bu; Legioncılar bir tarafa ayrıldı, Mortuusçular öteki tarafa. Mevzuya neden 2004′deki vokalist değişikiliğinden girdiğimi merak ediyorsanız söyleyeyim, Mortuus beraberinde çeşitli etkilenimler ile birlikte geldi Marduka ve Wormwood da kendisinin sonunda Marduk üzerindeki hakimiyetini ilan ettiği albümdür.
Esasında bu albümden benim anladığım şu, Mortuus kardeşimiz biraz arıza bir insan. Arıza black metalci ouvv çok orijinal diyenleri duyuyorum şimdiden, ama Mortuus biraz farklı. Bir kere Mortuus hayatımda duyduğum en şeytani vokalist, adam resmen iblis vokali yapıyor şarkılarda, öyle böyle değil.

Gitarist Morgan röportajlarında Mortuusun bu albümde vokalini de tam anlamıyla bir enstrüman gibi kullanmaya başladığını söylüyordu. Dinleyince anlaşılıyor neyi kastettiği, çünkü ortada standart bir brutal veya scream vokal yok. Mortuus şarkı da söylemiyor, kelimenin tam anlamıyla nefret kusuyor, ki bazı şarkılarda albümün atmosferi dışında dinlendiğinde ne bu şimdi gargara mı yapıyor? dedirtebiliyor bu hal. Yine de adamın kendini mevzuya tamamen adadığını gözden kaçırmak imkansız.
| YouTube – Marduk – Wormwood (2009) – Nowhere, No One, Nothing | |
Zaten Mortuusun vokalindeki bu tavır Mardukun genel haliyle de gayet örtüşüyor, dolayısıyla şahsen genel olarak kendisini başarılı bulmakla beraber, özellikle bu albümde kendini aştığı bariz ortada.

Tabii Mortuusun vokalini ve albüme olan direkt katkısını överken bunu grubun Plague Angel ile başlayan değişim süreci içerisinde değerlendirmek lazım. Plague Angelda hafiften sinyalleri verilen, Rom 5:12″de iyice ayyuka çıkan bir başkalaşım var Mardukta. Rom 5:12″ bu açıdan biraz dengesizdi sanki, fazla dağınıktı. Wormwood bu denemelerin daha derli toplu yapıldığı bir albüm olmuş. Rom 5:12″de şarkı şarkı dağıtılan farklı etkiler bu sefer abüm geneline dağıtılmış, bu da bir Marduk albümü için enteresan derinlikte bir çalışma ortaya çıkarmış.

Mesela Rom 5:12″, Marduk şarkısı olduğuna inanmayıp internetten süresini ve sözlerini kontrol ederek anca ikna olduğum melankolik ve görece ağır tempolu Imago Mortis gibi bir şarkı barındırıyordu, Wormwoodda Imago Mortis benzeri bir şarkı yok belki ama şarkının havası hafiften albümün geneline yayılmış mesela.

Whorecrownda şarkının ortasında giren dehşet melodi veya hayatımda duyduğum en iyi black metal şarkılarından biri olan Into Utter Madnessin başlarındaki rif gibi enteresanlıklar var albümün genelinde, zaten bu iki şarkı albümdeki çeşitliliğin özeti gibi
| YouTube – Whorecrown con letras (lyrics) (marduk Wormwood) | |
Bu iki şarkı dışında albüm genel olarak önce gaz, klasik Marduk şarkısı ardından yavaş tempolu, Mortuusun öne çıktığı deneysel şarkı sıralamasıyla gidiyor, ancak albümün oluşturulma şekli çok iyi düşünülmüş. Dinleyici gaz şarkılardan sonra daha ağır tempolu şarkılarda hafif kafasını dinlerken bu sırada içi bayılmadan hemen tempoyu tekrar yükseltiveriyor akabinde gelen şarkılar. Albümün daha derli toplu durmasının ana sebeplerinden biri de bu dengeli dağılım.
Sonuçta elimizde çok sağlam bir albüm var, genel Marduk imajına ters düşecek biçimde farklı müzikal fikirleri içerisinde barındıran gayet zengin bir albüm Wormwood. Gerek beklenmedik zamanlarda giren melodiler, gerek Mortuusun insanlık dışı vokal performansı, gerek şaşırtıcı derecede ön planda olan bas gitar kullanımı albümü her açıdan doyurucu kılıyor.
